Atatürk Üniversitesi - Dijital Arşiv Açık Erişim Sistemi

DSpace Repository

Kelam ve tasavvuf açısından marifetullah

Show full item record

Title: Kelam ve tasavvuf açısından marifetullah
Author: PROF. DR. SİNAN ÖGE
Abstract: İslâm düşüncesinin önemli disiplinlerinden olan kelam ve tasavvufta Allah'a iman meselesi ele alındığı gibi, marifetullah konusu da detaylı bir şekilde incelenmiştir. Bu çerçevede Allah'ın bilinip bilinmeyeceği, biliniyorsa hangi açılardan bilinebileceği, bilinemiyorsa hangi yönüyle bilinemeyeceği gibi birtakım surulara cevaplar aranmıştır. İşte bu çalışmada ilk önce her iki disiplinin marifetullah meselesi hakkındaki yaklaşımı ayrı ayrı ortaya konulmuş ve her iki ilim dalının konu ile ilgili yaklaşımları metodolojik, terminolojik ve çıkarımsal açısından karşılaştırılmıştır. Bu bağlamda metotları açısından bakıldığında, her iki disiplinin bilgi kaynakları arasında ortak paydalar olduğu gibi ayrıştıkları hatta birbirinin tam zıddı söylemlerde bulundukları görülmüştür. Nitekim her ikisi de bilgi kaynağı olarak akıl, haber ve beş duyuyu kabul ederken, kelam, keşf ve ilhamın objektif ve bağlayıcı bir delil olamayacağını şiddetle savunmuş; tasavvuf ise keşf ve ilhamın temel bir bilgi kaynağı olacağını kabul etmiştir. Bununla beraber kelam ilmi, marifetullah meselesini epistemolojik bir problem olarak görmüş ve daha çok, akli ve mantıkî bir zeminde yani nazarî boyutuyla tartışmaya çalışmıştır. Bu yönden konuyu, Allah'ın zatı açısından bilinemeyeceği, varlığı, birliği, sıfatları ve fiilleri açısından da bilinebileceğini sadece teorik olarak ele almıştır. Yani meselenin pratik/amelî yönünü, marifetullahın gereğinin ne olacağını pek konu edinmemiş, bunu diğer ilim alanlarına havale etmiştir. Tasavvuf ise konuya epistemolojik açıdan yaklaşmaktan ziyade, marifetullahı esas gaye olarak ele almaya özen göstermiştir. Diğer bir ifadeyle tasavvuf, meseleyi teorik düzlemde ele almaktan ziyade, konunun amelî yönüne yani marifetullahın gereğine, hayattaki yansımasına, amelin marifetullaha, marifetullahın da amele etkisine dikkatleri çekmiştir. Terminolojileri açısından ele alındığında da her iki disiplin ortak terimler kullandıkları gibi farklı kavramlar da kullanmışlardır. Ancak şu var ki kelam bilgi nazariyesinde ``ilim`` merkezli; tasavvuf ise ``marifet`` merkezli bir terminoloji kullanmaya özen göstermiştir. Diğer bir ifadeyle kelam ilmi, terminolojisini akıl endeksli oluşturmaya özen gösterirken; tasavvuf, kalp merkezli bir literatür kullanmaya gayret sarfetmiştir. Dolayısıyla kelam terminolojisinde objektif ve nesnelliğin hâkim olduğu akıl, duyular, mütevatir haber, yakîn, ilim gibi kavramlar yoğunlukta iken; tasavvufta sübjektifliğin ve öznelliğin ağır bastığı kalp, keşf, ilham, müşâhede, marifet, irfan gibi terimler yoğunluktadır. Vardıkları sonuçlar açısından da her iki ilim de Allah'ın zatı açısından bilinemeyeceğini, ancak ulûhiyeti yani varlığı, birliği, sıfatları ve fiilleri yönünden bilinebilineceği sonucuna varmıştır. Bununla beraber her iki disiplinin, marifetullahın sorumluluk kaynağının ne olacağı konusunda aynı tavrı sergilemedikleri görülür. Hatta kelamcılar arasında bile ortak bir paydadan söz edilemez. Bu çerçevede Mutezile ve Maturîdîlerin çoğu marifetullahın aklen vâcip olacağını kabul etmek suretiyle onu aklî bir yükümlülük olarak görmüşlerdir. Eş'arîlerin neredeyse tamamı ve sûfilerin tamamı marifetullahın ancak şeriatle vâcip olacağını ileri sürmek suretiyle onu şer'î bir sorumluluk olarak kabul etmişlerdir. Varılan bu farklı sonuçlara göre kendisine ilahî mesaj ulaşmadığı için Allah'ı bilmeyenlerin ahiretteki durumunun ne olacağı sorusuna verilecek cevap da değişkenlik arz etmiştir. Bu çerçevede marifetullahı aklî bir sorumluluk olarak görenler, bu kimsenin uhrevî azaba müstehak olduğunu; şer'î bir yükümlülük görenler ise uhrevî azabın söz konusu olmayacağını ileri sürmüşlerdir. Anahtar Kelimeler: Kelam, Tasavvuf, Marifetullah, Glim, Marifet.
URI: http://hdl.handle.net/123456789/3847
Date: 2017-01-01


Files in this item

Files Size Format View

There are no files associated with this item.

This item appears in the following Collection(s)

Show full item record

Search DSpace


Advanced Search

Browse

My Account

Context